Kaza yapıcam sendromu yaşayanların bildiği 8 durum

Yolda yüzlerce tehlikeli durumla karşılaşıyoruz, biraz cesaret olmasa yola bile çıkacak güveni kendimizde bulamayabiliriz. Yola uygun giyindikten sonra kaza yapınca daha az zarar göreceğimiz belli ama kazanın km’si burada en önemli faktör. İkinci durum ise nasıl düştüğümüz. Şimdiki konu ise kaza yapıcam sendromu yaşayanların bildiği 8 durum nedir?

1. Her virajda hızını daha da azaltmak, karşıdan araç çıkarsa endişesi (evet haklısınız, yollar güvenli değil)
2. Hata yapma riskinin varlığını hep ensende hissetmek, özellikle şehiriçinde…
3. Sola veya sağa dönen araçların sinyal vermeme durumu ile devamlı karşılaşmak
4. Yola değil telefona bakanların oluşturduğu riskleri tölare etmeye çalışmak, korna vs gibi uyarıcılar kullanmaya mecbur kalmak
5. Şerit ihlal edenlerin motosiklet kullanıcılarını umursamaması, görünce şeridine bile girmemesi, üstünüze sürülmesi
6. Karşıya geçen yayaların motorcuları görüp hızla geçmeye çalışması, yola bakmaması, umursamaması
7. Büyük taşıtların her köşesinin kör nokta olması, 3 metre önündeki aracı farkedememesi veya büyük taşıtların önce geçme hakkı olduğunu düşünmeleri
8. Sola veya sağa parkeden araçlardan inenlerin aynaya bakmadan kapı açması

gibi daha sayabileceğimiz bir çok durum kazayapıcam sendromlarını tetikliyor ve ailelerimiz her zaman belirli bir endişe taşıyor… Tüm endişelere rağmen motosiklet kullanıyorsanız, tetikte olun, dalmayın ve kullanmayı hiç bırakmayın.

İyi sürüşler

Yakın ve uzak seyahatlerde dikkat edilmesi gerekenler

Ekipman toplamak bir yana özellikle dikkat edilmesi gerekenleri 6 başlıkta toplarsak kısaca aşağıda belirtiyoruz.

1. Yakın seyahatlerde 1 gün önceden hazırlanın, seyahat kısada olsa küçük bir planınız olsun. Arıza çıkarsa ne yaparım, lastik tamir kitini nereye koydum (evet bu arada mutlaka yanınızda bulundurun) Uzun seyahatler için ise biraz daha detaylara için 3 gün önceden bir liste yapın, lastik tamir kiti, çanta kontrolü, fener, çadır, uyku tulumu, matara (küçükte olsa iyi olabilir), şarj, harita (kağıt), düdük, fren ve debriyaj teli, yolunuzun uzunluğuna göre değişen vb. ve daha birçok malzeme.

2. Uzun yolda 2 saatte bir durup su molası, göz molası verin, kısa seyahatinizde bunu keyfinize göre planlayabilirsiniz. Susuz kalmamanız en önemlisi.

3. Asfalt dalgınlığı özellikle uzun yolculuklarda ortaya çıkıyor, dikkat kayboluyor. Molalar ile bunu azaltabilirsiniz. Kısa seyahatlerde bunu pek hissetmeyeceksiniz.

4. Arkanıza fazla yaklaşan araçlara yol verin geçsinler, sinirlenmemeye ve tartışmamaya özen gösterin. Bu hem kısa hem uzun seyahatler için geçerlidir.

5. Arkanıza yolcu alacaksanız, Lastiklerinize 1 veya 2 psi daha fazla lastik havası basın. Bunu yararı uzun yolda daha çok hissediliyor, motor daha bir dengede oluyor.

6. Yolda trafik varsa insanlar daha dalgın olabiliyor, o yüzden araçlara yaklaşmayın, kör noktalarında kalmamaya özen gösterin, sizi gördüklerini farzetmeyin, korna ile kendinizi farkettirin.

Daha fazla detay için diğer yazılarımızı okuyabilirsiniz.

www.motosikletaksesuarlari.com sayfasındaki uzunyol ekipmanlarına bir bakın.

Ambulansa nasıl yol verilmeli?

Geçiş önceliği olan acil durum araçlarına nasıl yol verilmesi gerektiği konusunda herkesin bildiği ve uyduğu bir yöntem çoğu zaman bulunmadığından, bu konu trafikte büyük bir sorun haline gelebiliyor. Bu sorunun çözümü de herkesin ortak uyabildiği bir çözüm olmasına bağlı.

Ambulansa nasıl yol verilir?

Ambulansın taşıdığı hayatlar, zamana karşı bir mücadele verdiğinden, hızlı ve birlikte hareket etmek çok önemli. Ambulans sol şeritten gelirken, esas iş aslında sağ şeritteki araçlara düşüyor. Sağ şeritteki araçlar, ambulans sirenini duydukları zaman, arkalarındaki aracın takip mesafesini dikkate alarak yavaşça frene basarak DURMALILAR. Böylece sağ şeritteki trafik durmasıyla, sol şeritteki sürücüler sağda açılan yola girerek ambulansa yol verebilirler. Bu ufacık hamle ile birçok kişinin hayatı kurtulabilir ve ambulansın kaza yerine ya da hastaya en kısa sürede ulaşması için üstümüze düşen insanlık görevini yerine getirmiş oluruz.

Siren sesini duyduğunuzda her zaman şunu hatırlamakta yarar var: “Sağdaki dur, önünü boşalt. Soldaki bu boşluğa kay, yolu aç!.” Siren sesini anlamı bu.

Dünya’daki uygulamalara baktığımızda daha farklı bir çözümle karşılaşıyoruz. Eğer arkadan bir ambulans geliyorsa, sağ şeritte bulunan araçlar biraz daha sağa, sol şeritte bulunan araçlar da biraz daha sola yaklaşıyorlar. Böylece ambulans, tıpkı bir fermuar gibi açılan yolda, ortadan geçip gidebiliyor. Böylece şerit değiştirmenin getirdiği zaman kaybı önlenmiş oluyor. İdeal yolların bulunduğu geniş şeritli yollarda uygulaması en mantıklı çözüm gibi gözükse de ülkemizde bu çözümü her yolda uygulamak kolay olmayabilir. Aşağıdaki videoda bu çözümü izleyebilirsiniz.

ambulansların trafikte en düzgün şekilde ilerleyebilmeleri için uygulanması gereken metoddur.

Bir başka bakış açısı ile

ben nasılsa sağ şeritteyim, ambulans soldan gidiyor gitsin bana ne demek yanlış. siren sesini duyar duymaz sağdaki duracak ki, o durunca önünde bir boşluk oluşacak.

oluşan boşluğa da ambulansın yolunu kesen soldaki araba kayacak
siren sesinin anlamı bu.

sağdaki dur, önünü boşalt. soldaki bu boşluğa kay, yolumu aç!

onun dışında, yeşil yanıyorsa bile ambulansın geçtiği yola girecek araç beklemeli.

geniş şeritli yollarda, en soldaki konvoy şeridin soluna yapışacak, orta şeritteki konvoy ise orta şeridin sağına yapışacak. ambulans aradaki boşluktan yoluna devam edecek.

Kaynak: taşıt, ekşi, hayattakal